Bilim Giyilebilir Teknoloji Yapay Zeka Yaşam Yazılım

Herkesin İsteyebileceği 9 Cybernetic Özellik

Sibernetik” terimi, birçok insan için bambaşka anlamlara gelebilir.

1948‘de Norbert Wiener, sibernetiği “hayvan ve makinedeki kontrol ve iletişimin bilimsel çalışması” olarak tanımladı. Son zamanlarda sibernetik, insanların ve makinelerin birbirleriyle etkileşime girme ve kontrol etme şekilleri hakkında fikir ve düşünceleri bir araya getirdi.

Geçmişte pek çok sibernetik araştırma teoriye ve spekülasyona dayanıyor olsa da, bugünlerde etrafımızda mekanik, fiziksel, biyolojik, bilişsel ve sosyal sistemlere değinen zor sibernetik örnekleri var.

Bu listede, gerçek olduğunu görmek istediğimiz ilk dokuz sibernetik düşünceyi derliyoruz.

Gece Görüş Özelliği

gece görüş örneği

İnsanların etrafımızdaki dünyayı “görebilmesi”, geçen yüzyılda çok değişti. Artık uzayda çok uzak mesafeleri gözlerimizle görebileceğimiz şekilde ultra çözünürlüklü teleskoplar var. İnsan görüşünün kendisi bu örneklerle karşılaştırıldığında oldukça sınırlı görünüyor, ama hepsi değişimin kenarında. Massachusetts Üniversitesi‘nden bilim adamları, farelere ve belki de bir gün insanlara gece görüşü vermek için bir yol geliştirmeye çalışıyorlar. Bilim adamları tarafından farelere, nanoanten içeren basit bir enjeksiyonla karanlıkta görebilme gücü verildi. Gelecekteki insanlarda bu sayede, ihtiyaç duydukları zaman rahatlıkla gece görüşüne sahip olabilir.

Beyin-Bilgisayar Etkileşimi

bilgisayar yoluyla veri aktarımı

Beyinlerimiz inanılmaz derecede güçlü organlardır. Teknoloji de hızla geliştikçe, bilim adamları zihinlerimizin çalışma şeklini araştırmakla yıllardır uğraşıyorlar.
Cornell Üniversitesi‘nden bilim adamları, BrainNet adında dünyanın ilk invazif olmayan beyin-beyin arayüzünü icat ettiklerini dile getiriyorlar. Arayüz beyine bilgi vermek için beyin sinyallerini ve transkraniyal manyetik simülasyonu (TMS) kaydetmek için elektroensefalografiyi (EEG) birleştirerek bu işlemi gerçekleştiriyor. Düşünün ki, bu yenilik ile her bilgiyi beynimize aktarabileceğiz.

OKUMALISIN !  Huawei Hongmeng OS İşletim Sistemi Geliyor

Süper Dayanıklılık

rus süper dayanıklı asker kıyafeti

Birçok şirket artık donanım ve yazılımı birleştirerek insanların daha uzun süre yani fiziksel olarak daha iyi performans göstermelerine yardımcı olmak için bir araya gelerek çalışmalar yapıyor. Bu araştırmanın hem fiziksel engeli hem de bir asker veya fabrika çalışanı gibi yoğun bir fiziksel çaba gerektiren işleri olan insanlar için uygulamaları var. Vücudun yüksek performans göstermesini destekleyen dış iskeletlerin yapımlarının gelişmesi bir süredir yaşanıyor. Ancak son zamanlarda bu donanım, insan vücudunun olanaklarını gerçekten arttırmak için AI ile bir araya geldi.

İnsan gücünü arttırmak, kötüye kullanım potansiyeli ile birlikte geliyor maalesef. Zaten acımasız koşullarda çalışan insanları, daha uzun ve daha çok çalışmaya zorlayacak nice işveren mevcut. Ancak aynı zamanda en çok etkilenebilecek bazı iş gücü için vücut stresini ve yaralanmasını azaltacak bir olanak da sağlıyor kendi içerisinde.

Telekinezi

telekinezi temsili görsel

Aslında telekinezi günümüz şartlarında bilimle bir hayli çelişen bir durum. Fakat bunu direkt olarak normal nesnelerle kıyaslarsak durum böyle. Peki ya elektronik cihazlarla telekinezi olayını düşündünüz mü hiç ?

Araştırmacılar, beyin-bilgisayar arayüz teknolojisini kullanarak droneların uzaktan kontrol yöntemleri üzerinde çalışıyorlar. Minnesota Üniversitesi bilim adamları, kullanıcıların quadcopter dronelarını düşünceleriyle uzaktan kontrol etmelerine izin veren bir çalışma yürütüyorlar.

Kişi öncelikle küçük elektrik sinyallerini bir bilgisayara ileten elektrotlarla özel olarak tasarlanmış bir başlık takmaktadır. Özel yazılımla birlikte daha sonra uçağı uzaktan hareket ettirmek için elektrik sinyallerini talimatlara dönüştürür. Kumanda olan kişi ilk önce bu tuhaf kontrol yöntemine alışmalı ki herhangi bir yaralamalı kaza yaşanmasın. Akabinde belli bir süre kullandıktan sonra bu işten zevk alıp profesyonelleşebiliyorlar.

Hastalık Bağışıklığı

mekanik dokular

Bilim adamları, hastalıkları vücudumuzdan önleme ya da tespit etme yolları üzerinde çalışıyor. Bu üzerinde çalıştıkları nanorobotlar bizlerin hastalanmasını engelleyecek şekilde damar yolu ile vücudumuza enjekte edilebiliyor. Ve hatta bununla birlikte cloud üzerinden akıllı telefonlarımıza sağlık verilerimizi gönderebiliyor.

OKUMALISIN !  Dünya Genelinde Işıklar Söndürülecek

Kendini Onaran ve Kendi Kendine Çıkan Organlar

Vücudumuzda aslında varoluşumuzdan itibaren bir kendi kendine çıkma durumu söz konusu. Şöyle ki, ufak bir embriyo olarak başlayıp akabinde kollarımız gözlerimiz bacaklarımız v.s oluşuyor. Daha sonra da bu organlarımız büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Ta ki vücut tam oluşumunu tamamlayana kadar.

Bilim adamları, amputasyonlardan sonra kendi kendilerini üretebilecek organlar ile ilgili çığır açan araştırmalar yapıyorlar. Semender, denizanası ve solucan gibi hayvanlar kazalardan sonra uzuvları kopsa dahi geri üretebiliyorlar. Biyologlar kısa bir süre önce, “bir kez” bu güçlü sürecin gerçekleşmesini sağlayan belirli bir solucan türünün ana genlerindeki yapıyı keşfetti. Gelecekte, insanlara yerleştirilebilecek bu genler ile gerekirse parmakları, ayak parmaklarını ve hatta kolları bile geri çekebilme ya da tekrar oluşturabilme yeteneği verebilir.

Bir Kuş Misali Uçmak

Göklerde kuş misali uçuş fikri, tarih boyunca birçok insanın hayal gücünü zorlamıştır. Bu kavramı tanımlayan mitler dünyanın dört bir yanındaki kültürlerde belirgindir bir şekilde yer alıyor. Gerçek dünyada insanların kendi başlarına uçuşu sandığınızdan daha yakın olabilir. Son zamanlarda askeri pilot Yves Rossy, kişisel bir jetpack ile bir Airbus A380’in üzerinde uçtu.

Eski bir askeri adam olan Richard Browning de, oldukça uzak mesafeleri taşıyabilecek kişisel bir jet paketi geliştirdi. Gelecek yıllarda, her iki teknolojinin de akıl almaz sınırları zorlayacağını tahmin etmek hiç zor değil.

OKUMALISIN !  2019 Yılı İçin Hubble'dan 10 Kat Daha Güçlü Teleskop Seti

Süper Zeka

Geçtiğimiz aylarda Jiankui, Çin‘deki iki insan embriyosunun genlerini değiştirdiğini açıkladığında dünya şok olmuştu. Gen düzenleme teknolojisi CRISPR kullanarak CCR5 geninde düzenlemeler yaptığını söyledi. Düzenlemelerin, çocukların AIDS virüsüne karşı bağışıklığı kazanacağı iddia ediliyor. Ancak birçok bilim adamı, bebeklerin beyin yapısını geliştirmeye çalıştığını düşünüyor.

HIV virüsü ile bağlantılı olan CCR5 geni, beyin fonksiyonuna bağlanmış bir yapıdadır. İnsanların gen düzenlemesinin norm haline gelmesi biraz zaman alacak olsa da, gelecekteki insanların süper akıllı homo sapiens olacağı şüphesizdir.

Ve Elbette; Ölümsüzlük

Sonsuza kadar yaşayabilmek, gençlik çeşmesi, sonsuza dek genç kalabilmek uzun zamandır imkansız bir rüyaydı. Bu rüyaya doğru çalışmaya başlamak için, insan vücudunu, ve parçalarını içeren fiziksel bir sistemi anlamak gerekiyor. Bilim adamları, farklı yaşlanma sürecinden bu parçalardan hangisinin sorumlu olduğunu bulmaya çalışıyorlar. Bir grup araştırmacı, hücrelerin yeniden programlanmasının, bu işlemlerin en azından bazılarını durdurabilecekleri yönlere bakıyor ve geliştirmeye çalışıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir